Aile Hekimliğinde Yeni Klavuz, Yine Eziyet!

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün aile hekimliğinde performans katsayıları ile ilgili yeni klavuzunda yeni iş yükleri eklenirken, ücretlerde de ciddi düşüşlere sebep olabilecek değişikler yapılmıştır. Meslektaşlarımız hali hazırda aynı işi yaparsa maaşı düşürülecek, fazla iş yaparsa şuan ki maaşını zar zor alacak. Özel sektör dahil hiçbir yerde uygulanmayan bu performans sistemi, çalışan haklarına da, insan haklarına da uygun değildir.

Ekrana Değil, Hastaya Bakmak İstiyoruz

Daha vahim olan ise dayatılan kriterler veri girişine göre değerlendirilirken bizi hastaya bakmaktan çok bilgisayar ekranlarına bakmaya, hastaya dokunmak yerine klavyeye dokunmaya zorlamaktadır. Hekimi, ebe ve hemşireyi veri giriş elemanı olmaya zorlamaktadır.

Zaten eziyet yönetmeliğiyle bizleri angaryalara boğan, işi olmayan vatandaşı da asm ye gitmeye zorlayan, hasta olmayı kaza geçirmeyi bize çok gören, hastayı performans olarak görmeye zorlayan sağlık bakanlığı, yeni klavuzla aile hekimliği çalışanlarına köle muamelesi yapmaktadır.

Uyarıyoruz! Angarya suçtur.

Hele ki kamu adına vatandaşa sağlık hizmeti sunmaya çalışan meslektaşlarımıza yapılan zulüm bizleri yıpratıp tükenmişliğe iterken, vatandaşın da kamudan nitelikli sağlık hizmeti almasını imkansız hale getirebilecektir. Bu durum zaten ekonomik sıkıntı çeken, hastanelere gitmekte zorlanan vatandaşın aile hekimliğine ulaşmasını da zorlaştırarak özel hastanelere mecbur hale getirebilecektir.

Temeli Bozuk Binaya, Işıklı Tabela

Aile hekimliğinde çalışan hekim, ebe ve hemşireler 20 yıldır deprem demeden, pandemi demeden ülke sağlığının temeli olan birinci basamak sağlık hizmetlerini vatandaşa en iyi şekilde vermeye çalışmaktadır. Meslektaşlarımızın özverisi sayesinde hem pandemide hem rutin aşı oranlarında da ciddi başarı sağlanmıştır. Yine tedavi yükünü büyük oranda aile hekimliği yürütmektedir. Ne var ki özellikle Sağlık Bakanlığı’nın son dönemlerde yaptığı düzenlemeler ve yönetmelikler Aile hekimliği çalışanlarını tükenmişliğe itmektedir.
Sağlıkta şiddet çözülmemişken, aile sağlığı merkezleri bina sorunu devam ederken, kanser tarama merkezleri yeterli düzeyde sağlanamamışken, Sağlık Bakanlığı temelini oturtamadığı binaya, ışıklı tabela koymaya çalışmaktadır.

Unutulmamalıdır ki kamu sağlığında birinci basamak sağlık hizmetlerinin temelini oluşturan aile hekimliği iyi işlemeden, ne devlet hastaneleri, ne de üniversite hastaneleri verimli çalışamaz..

Sağlık bakanlığı biran önce meslektaşlarımıza, vatandaşa ve ülke sağlığına zarar verecek olan bu düzenlemelerden vazgeçmelidir. AHESEN olarak hem meslektaşlarımızın hakları için, hem de halk sağlının korunması için tüm yasal sendikal yolları kullanmaya devam edeceğiz.