Ana Sayfa / Genel / Sayın Bakana Açık Mektubumuzdur

Sayın Bakana Açık Mektubumuzdur

Aile hekimliği çalışanları;

  • Ulusal Aşı Kampanyalarında sahada gönüllü görev aldı.
  • Güneydoğudaki Barsak Enfeksiyonu Salgınında gönüllü yer almak için, başvuru rekoru kırdı.
  • Sınır Ötesi Operasyonlarda görev almak için talepde bulundu.
  • Tüm insanlığın sorunu olan Pandemi sürecinde cansiparene görev yaptı.
  • Sahada görev almak için başvuruda bulundu.

Hiçbirinde maddi talep yoktu.

Pandemi sürecinde sistemin tüm tıkanıklıklarını kapatmaya çalışarak bizler siper olduk.
Elden gelenin fazlasını yapmak için her şeyimizi verdik.
Alkış aldık.

Ek görevler yüklendi. Şiddet gördük. Her alanda koşuşturmamız devam etti.

Süreç içerisinde, Sağlık Bakanımız tekrar teşekkür etti ve kendince ek ödeme sözü verdi. Defaaten çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Tam bu noktada Sağlık Bakanlığı’ndan, aile hekimliği çalışanlarına döner sermayeden ödeme yapılmasına dair bir mevzuat olmadığı gerekçesi ile, “Pandemi” için ek ödeme yapılamayacağı yazısı geldi.

Mevzuat olmadığı halde bir çok ödeme yapılır iken;
Bu gerekçe samimiyetden uzaktır.
Bu gerekçe verilen sözden dönmek için bahanedir.

Kaldı ki ;

  1. Kamu Hastanelerinde nöbet tutan aile hekimlerine, döner sermayaden ödeme yapılmaktadır.
  2. Defin ve adli nöbetler için aynı şekilde ödeme yapılmaktadır.
  3. En önemlisi Maliye Bakanlığı’nın aile hekimliği için yaptığı ödemeler, il Sağlık Müdürlükleri döner sermayasine mevzuat hükümleri olmaksızın aktarılmaktadır.

Aile hekimlerine ek ödeme yapmamak adına mevzuat bahanesine sığınacak en son kurum, Sağlık Bakanlığı’dır. Bakanlık mevzuat yapmaya muktedirdir.

Mevzuata bağlı kalmaksızın işlem yapanların, mevzuat gerekçesi öne sürerek ödeme yapılmayacağına hükmetmesini tanımıyoruz.
Mevzuat gerekçesine sığınanların, yukarıda maddeler halinde belirttiğimiz hususlara açıklık getirmesini bekliyoruz.

Artık mesele ödeme meselesi değildir.
Dışlanmak, ötekileştirilmektir.

Eğer Bakanlık ile organik bir bağımız yok ise, derhal açıklanmalıdır.

“Sayın Bakanımız, biz sizin sözünde durmayan bakan olarak anılmanızı istemiyoruz.”